Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
full-time study
plain nightjar
hand held computer
power device
cooperation contract
massive attack
st james
hickory tree
Fensterputzen
transition gamma
number device
dose surface
documento de antecedentes
door windows
paper element
common beech
ground squirrels
be plumb
current drift
fosfotungstat
brainsand
echo someone
sargentona
loading facilities
mandate refugee
stand someone
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"stand someone"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Konuşma Dili
1
Konuşma Dili
stand someone
f.
birine katlanmak
"stand someone"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
stand in someone's way
f.
birini engellemek
2
Genel
stand someone up
f.
randevuya gelmeyerek birini boşuna bekletmek
3
Genel
stand someone a drink
f.
birisine içki ısmarlamak
4
Genel
stand in someone's way
f.
birine engel olmak
5
Genel
stand in someone's way
f.
birinin yolunu kapamak
6
Genel
stand in someone's way
f.
birine mani olmak
7
Genel
stand by someone
f.
sadık olmak
8
Genel
stand by someone
f.
sadık kalmak
9
Genel
stand against someone
f.
karşısına dikilmek
10
Genel
stand someone up
f.
birisini ekmek
11
Genel
stand in someone's way
f.
birinin önünde/geçiş yolunda durmak
Öbek Fiiller
12
Öbek Fiiller
stand someone up
f.
birisini satmak
13
Öbek Fiiller
stand someone up
f.
birisini ağaç etmek
14
Öbek Fiiller
stand someone up
f.
birisini ekmek
15
Öbek Fiiller
stand back of someone
f.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
16
Öbek Fiiller
stand in back of someone
f.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
17
Öbek Fiiller
stand behind someone
f.
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
18
Öbek Fiiller
stand with someone against someone
f.
birine karşı biriyle beraber (aynı safta) durmak
19
Öbek Fiiller
stand someone or something off
f.
saldırıyı vb savuşturmak
20
Öbek Fiiller
stand up against someone
f.
birine karşı durmak/dayanmak
21
Öbek Fiiller
stand up with someone
f.
birini desteklemek
22
Öbek Fiiller
stand up with someone
f.
birini destekler mahiyette davranmak
23
Öbek Fiiller
stand well with someone
f.
uygun gelmek
24
Öbek Fiiller
stand with someone
f.
(birini) yalnız bırakmamak
25
Öbek Fiiller
stand with someone
f.
(biriyle) beraber olmak
26
Öbek Fiiller
stand apart (from someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) ayırt edilebilir olmak
27
Öbek Fiiller
stand apart (from someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) farklı olmak
28
Öbek Fiiller
stand off from (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) uzakta durmak
29
Öbek Fiiller
stand in for (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) yerine bakmak
30
Öbek Fiiller
stand apart (from someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) uzağında durmak
31
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı koymak
32
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) arkasında durmak/olmak
33
Öbek Fiiller
stand up against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı çıkmak
34
Öbek Fiiller
stand in for (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) yerine geçmek
35
Öbek Fiiller
stand apart (from someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) uzak/ayrı durmak
36
Öbek Fiiller
stand up to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) kafa tutmak
37
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) destekçisi olmak
38
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı direnmek
39
Öbek Fiiller
stand up for (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) savunmak
40
Öbek Fiiller
stand between (someone or something) and (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle birinin/bir şeyin) arasına girmek
41
Öbek Fiiller
stand in for (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) vekalet etmek
42
Öbek Fiiller
stand up to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gelmek
43
Öbek Fiiller
stand up to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı çıkmak
44
Öbek Fiiller
stand up against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) kafa tutmak
45
Öbek Fiiller
stand up to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı koymak
46
Öbek Fiiller
stand up against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı olmak
47
Öbek Fiiller
stand up for (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) taraf olmak
48
Öbek Fiiller
stand up against (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) karşısında durmak
49
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(seçimlerde birine/bir şeye) karşı yarışmak
50
Öbek Fiiller
stand up against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) başkaldırmak
51
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) başkaldırmak
52
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) yaslanmak
53
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı gelmek
54
Öbek Fiiller
stand behind (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) arkasında durmak/yer almak
55
Öbek Fiiller
stand up for (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) desteklemek
56
Öbek Fiiller
stand up to (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı direnmek
57
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle) yarışmak
58
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı durmak
59
Öbek Fiiller
stand (in) back of (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) arkasında durmak/konumlanmak
60
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı çıkmak
61
Öbek Fiiller
stand off from (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) uzak durmak
62
Öbek Fiiller
stand between (someone or something) and (someone or something)
f.
(biriyle/bir şeyle birinin/bir şeyin) arasında durmak/yer almak
63
Öbek Fiiller
stand off from (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) ayrı durmak
64
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) abanmak
65
Öbek Fiiller
stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) dayanmak
İfadeler
66
İfadeler
stand in awe of someone
f.
birine çok saygı duymak
67
İfadeler
stand in awe of someone
f.
birinin önünde saygıyla eğilmek
68
İfadeler
stand in awe of someone
f.
birinin önünde saygıyla eğilmek
69
İfadeler
stand in awe of someone
f.
birine çok saygı duymak
Konuşma Dili
70
Konuşma Dili
stand someone in good stead
f.
çok işine yaramak
71
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) nerede?
72
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
(birisi) gerçek yüzünü gösterebilir mi lütfen?
73
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) kendini gösterecek mi?
74
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) ayağa kalkabilir mi lütfen?
75
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) ortaya çıkacak mı?
76
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) ayağa kalkabilir mi lütfen?
77
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) ortaya çıkacak mı?
78
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
(birisi) gerçek yüzünü gösterebilir mi lütfen?
79
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) kendini gösterecek mi?
80
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
(birisi) gerçek karakterini/gerçekte kim olduğunu gösterebilir mi lütfen?
81
Konuşma Dili
will the real (someone) please stand up
expr.
gerçek (birisi) nerede?
82
Konuşma Dili
would the real (someone) please stand up
expr.
(birisi) gerçek karakterini/gerçekte kim olduğunu gösterebilir mi lütfen?
Deyim
83
Deyim
stand someone in good stead
f.
işine yaramak
84
Deyim
stand someone in good stead
f.
faydasını görmek
85
Deyim
stand someone in good stead
f.
birinin işine yaramak
86
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
tüylerini diken diken etmek
87
Deyim
stand in someone's way
f.
önünü kapamak
88
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
korkutmak
89
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
korkudan deliye döndürmek
90
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
saçlarını diken diken etmek
91
Deyim
make someone's hair stand on end
f.
tüylerini ürpertmek
92
Deyim
can't stand the sight of someone
f.
yüzünü bile görmek istememek
93
Deyim
stand in for someone
f.
birinin yerine idare etmek
94
Deyim
can't stand (the sight of) someone
f.
birini görmeye tahammül edememek
95
Deyim
stand someone to a treat
f.
birine (yemek vb) ısmarlamak
96
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden kat be kat daha iyi olmak
97
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden kat be kat üstün olmak
98
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden kat be kat iyi olmak
99
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden çok daha üstün olmak
100
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden kat be kat daha üstün olmak
101
Deyim
stand head and shoulders above someone
f.
birinden çok daha iyi olmak
102
Deyim
stand up before someone
f.
birinin huzuruna çıkmak
103
Deyim
stand out to someone
f.
birinin dikkatini çekmek
104
Deyim
stand out to someone
f.
birinin dikkatini çekmek
105
Deyim
stand on someone's shoulder
f.
birinin başladığı işi devam ettirmek
106
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
yolunu kesmek
107
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
engel olmamak
108
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
(birini) durdurmamak
109
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
önüne geçmemek
110
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
engellememek
111
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
sekte vurmamak
112
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
önünde dikilmemek
113
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
sekteye uğratmamak
114
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
(bir işi) bozmamak
115
Deyim
not stand in (someone's or something's) way
f.
önünü kesmek
116
Deyim
stand in (someone's) shoes
f.
kendini (birinin) yerine koymak
117
Deyim
stand in (someone's) shoes
f.
(birinin) gözünden/bakış açısından bakmak
118
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birini/bir şeyi) görmeye bile katlanamamak
119
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birini/bir şeyi) görmeye bile dayanamamak
120
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birinin/bir şeyin) yüzüne bile bakamamak
121
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birinin/bir şeyin) görüntüsünden bile nefret etmek
122
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birini/bir şeyi) görmeye bile tahammül edememek
123
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birini/bir şeyi) midesi almamak
124
Deyim
can't stand (the sight of) someone or something
f.
(birine/bir şeye) gıcık/sinir olmak
125
Deyim
can't stand (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) katlanamamak
126
Deyim
can't stand (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) dayanamamak
127
Deyim
can't stand (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) tahammül edememek
128
Deyim
not stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmek bile istememek
129
Deyim
not stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmeye katlanamamak
130
Deyim
not stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmek istememek
131
Deyim
not stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmeye bile dayanamamak
132
Deyim
stand on (someone's) shoulders
f.
(birinin) başladığı işi devam ettirmek
133
Deyim
stand head and shoulders above (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) daha iyi olmak
134
Deyim
stand head and shoulders above (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) kat kat önde olmak
135
Deyim
stand head and shoulders above (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) fersah fersah önde olmak
136
Deyim
stand still for (someone or something)
f.
(biri/bir şey) için hareketsiz durmak
137
Deyim
stand on (someone's) shoulders
f.
(birinin) yaptıkları sayesinde ilerlemek
138
Deyim
stand head and shoulders above (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) çok üstün olmak
139
Deyim
stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmeye dayanmak/katlanmak
140
Deyim
stand on (someone's) shoulders
f.
(birinin) önce yaptığı keşifler/çalışmalar sayesinde ilerlemek
141
Deyim
stand head and shoulders above (someone or something)
f.
(birinden/bir şeyden) çok daha iyi olmak
142
Deyim
stand the sight of (someone or something)
f.
(birini/bir şeyi) görmeye tahammül etmek
143
Deyim
stand still for (someone or something)
f.
(biri/bir şey) için kıpırdamadan durmak
144
Deyim
stand the sight of (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) tahammül etmek
145
Deyim
stand on (someone's) shoulders
f.
(birinin) izinden/attığı temelden ilerlemek
146
Deyim
take a stand against (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) karşısında durmak
147
Deyim
take a stand against (someone or something)
f.
(birinin/bir şeyin) karşısına dikilmek
148
Deyim
take a stand against (someone or something)
f.
(birine/bir şeye) karşı durmak
Hukuk
149
Hukuk
put someone on the stand
f.
birini kürsüye çıkarmak
Argo
150
Argo
stand someone up
f.
birisini ekmek
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of stand someone
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy